Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |
Eylül 2007 tarihli yazilar Eylül 2007 tarihli diger ogeler resimler, videolar

KUKLA

                   Yaz tatili benim için okumak demek! Bütün kış okumak için fırsat bulamadığım tüm güzel kitapları okumaya çalıştım. Yaz sezonumun en son romanı Kukla'yı bu sabah bitirdim:) Kukla, Ahmet Ümit'in yıllar önce basılmış bir kitabı. Demek ki okumak, bu yaza kısmetmiş. ( böylece Ahmet Ümit'in kitaplarından 8'ini de bitirmiş bulunuyorum:)

                   Kukla, Susurluk olayına benzer bir hikayeyi anlatıyor. Derin devlet,teşkilat içi tuhaf ilişkiler var. Bunları anlatırken hiç sıkmıyor. Olaylar bir gazetecinin gözünden anlatılmış. Kitapta cinayetler var, aile sorunları var, sağ-sol çatışmaları var, duygusallık var... Tüm bunları kusursuz bir Türkçeyle harmanlanlamış Ahmet Ümit! Ben çok beğendim. Zaten Ahmet Ümit macerayı, aşkı ve İstanbul'u çok iyi anlatıyor! kitaplarında İstanbul'u geziyormuş gibi hissediyorsunuz.

                   Kısacası okumadıysanız, en kısa zamanda bir Ahmet Ümit eseri okuyun!  (bu konuda daha ayrıntılı yorumlar yapacağım:)

                    

Şimdi okullu olduk:)

                   Bugün yüz binlerce öğrenci ders başı yapıyor malum:) Sabah trafiği çok kötüydü. Üniversite yolu da çok kalabalıktı. Haliyle pek çok insan için yeni ve güzel bir başlangıç bu. İlkokul da olsa üniversite de olsa okula yeni başlayanların ilk gün garip bir heyecanı içinde barındırdığına eminim. Hiç değişmiyor o merak:) Tamam, ilkokul öğrencileri gözyaşı döküyor farklı olarak:)

                    Umarım herkesin mutlu olacağı bir öğretim yılı olur. Öğrencilerin okula sadece formül ezberlemek için gitmemeleri gerektiğini anlarlar belki büyüklerimiz(!) Bu ülkede eğitim adına bir şeylerin değişmesi gerektiğini hepimiz biliyoruz. Öğrencilere küçük yaştan yabancı dil eğitimi verilir ama bunun bilinci aşılanmadığı için gençler yarı Türkçe yarı İngilizce yarım yamalak konuşurlar. Hepimiz ilkokulda ve lisede müzik dersi almışızdır. Ama gelişmiş bir müzik zevki, klasiklerin tarihi,öğrencilerin ilgi alanlarına göre verilen derin bir müzik bilgisi yoktur. Flüt çalmaya çalışmışızdır hepsi bu. Resim dersleri deseniz aynı, ünlü ressamları tanıtmazlar. Diğer derslerde herşey formül ve kalıptır. Son zamanlarda ise 'sadece tost yiyip test çözen' bir öğrenci profili oluştu.

                    Halbuki okulda bilginin yanısıra hayata dair güzel şeyler de öğretebilirler. Öğrencilerin öğrenirken eğlenebileceği seçimlik dersler olsa mesela... Biliyorum bunlar ütopya. Üniversite de bile yok bunlar. Hala kalıplaşmış bilgiler ve dersler var. Bu ülkede böyle güzel yönde değişikliklerin olabileceğinden pek umudum yok artık zaten.

                   Herkesin yeni eğitim-öğretim yılı uğurlu olsun. ( bu arada yakın dostum Okan'a şans ve başarı diliyorum Bursa'daki ilk gününde:) Şimdi okullu oldu herkes:))ilk07

            Fotoğraf: hurriyet.com.tr ( çok hoşuma gitti bu çocuklar, çantaların ağırlığından dolayı hep üzülmüşümdür küçüklere,ama bu çocuk akıllı davranmış)

1 EKİM'DE PERDE AÇILIYOR...

    Yine tiyatro hakkında bir yazı yazacağım:) Biliyorsunuzdur belki, devlet tiyatrolarının 2007-2008 sezonu 1 Ekim'de başlıyor. Bu yıl daha özel bir yıl aslına bakarsanız! Ankara Devlet Tiyatrosu'nun 60.,İzmir ve Bursa Devlet Tiyatrolarının 50.,Trabzon Devlet Tiyatrosu'nun 20.,Konya,Erzurum,Sivas ve Van Devlet Tiyatrolarının da 10. kuruluş yıldönümleri kutlanacak. Bu sezon devlet tiyatroları için bir hayli heyecanlı geçecek,demektir bu. Zaten yeni sezonda ilk tur sahnelenecek 54 oyundan 18'i Türkiye'de ve Devlet Tiyatrolarında ilk kez sahnelenecek oyunlar olacakmış.

   Tiyatronun hayatın en büyük zevklerinden biri olduğu gerçek:) (tabii bana göre) İnanın bulunduğunuz şehirdeki tiyatrolara bir kez gittiğinizde bu tadın farkına varacaksınız. İnternetten hangi oyunların sahnelendiğini takip edebilirsiniz. Ve maalesef belirtmeden geçemeyeceğim, televizyonlardaki dizi furyası tiyatro salonlarının doluluk oranlarını çok etkiliyor. Buna izin vermemk lazım, her şeyin yeri ayrıdır. Popüler kültürün böyle sanat dalları üzerinde hakimiyet kurmaması gerekir. Ben bizzat görüyorum, dizilerde oynayan oyuncuların oyunları kapalı gişe oluyor, öte yandan pek çok güzel oyunda salon dolmuyor ne yazık ki...kucuk2   

   Bu çok renkli ve heyecanlı sezonu dört gözle bekliyorum. Genel müdürlüğe geri dönen Sayın Lemi Bilgin'in gelişine de çok sevindim.

(kaynak: www.devtiyatro.gov.tr)

KURBAN Hak Ettiği Ödülleri Alıyor...

kurban eser1334_4          2006-2007 İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri açıklanmış. Ankara Devlet Tiyatrosu’nun oyunu olan Kurban, ‘En İyi Yapım, En İyi Yönetmen (Ayşe Emel Mesci), En İyi Kadın Oyuncu (Miraç Eronat), En İyi Erkek Oyuncu (Ahmet Erkut)’ dallarında ödül almış. Bu haber beni çok sevindirdi. Çünkü geçtiğimiz sezon izlediğim oyunların arasında en iyisiydi Kurban. Tüm teknik ekibinden oyuncusuna kadar verdikleri emeğin karşılığını almaya başladıklarını görüyorum. Taksim Sahnesi haberinden sonra bu habere çok sevindimJ Eğer Ankara’da yaşıyorsanız, bir cumartesi öğleden sonranızı bu etkileyici oyuna ayırın derim ben…

          Ayrıca Ankara Devlet Tiyatrosu’nun ödüllü oyunları ‘Kurban ve Yaşamak Mı Yoksa Ölmek Mi’ ; 5.Uluslararası Kıbrıs Tiyatro Festivali’ne katılacaklarmış. Tiyatro adına duyduğum tüm güzel haberler beni mutlu eder… Bu ülkede tiyatroya ve tiyatroculara hak ettikleri değerin verildiği günleri görmek arzumdur. ( Tiyatrocu olduklarını zanneden ama popülist olmaktan öteye gidemeyen ünlüleri saymıyorum…)

           Son olarak yeni gelen Kültür ve Turizm Bakanı umarım tiyatro ve sanat camiası için hayırlı olur.Geçtiğimiz yıllarda yaşanan bürokratik krizleri ve tayin fırtınalarını unutmadık!.. Sanata siyaseti bulaştırmasınlar lütfen!

         Yeni sezonun başlamasını sabırsızlıkla beklerken, sezon boyunca izlediğim oyunları ve yorumlarımı buraya aktaracağımı söylemeden geçemeyeceğimJ